Bakın Burası Çok Önemli: Merkez Bankası

Hayatımızın her bir zerresine dokunan ekonomi; Türkiye için her dönemde sorunlu meselelerden biri haline geldi. Bu sorunlu alanın kısa vadeli olsa da düzeldiği dönemlerde iktidar partileri kendi güçlerini sağlamlaştırıp ekonomiyi eskisinden daha iyi hale getirecek aksiyonlardan ve fikirlerden vazgeçme eğilimine sahip oldular. Bu yaklaşımın son örneğini ise 2002’den bu yana iktidarda bulunan AKP döneminde görmüş olduk.

2002 yılında iktidara gelen bu toy parti eski yaklaşımlardan ziyade ekonomide farklı şeyleri deneme yoluna geçiyordu. Bu farklı denemeler ise dünyada çoktan tartışılan, uygulanagelen şeylerin Türkiye’ye gecikmeli yansımalarından başka bir şey değildi. Türkiye ekonomik anlamda oluşan kötü tabloyu düzeltmek adına da bu gecikmeli yeniliklere yönelmişti.

İstiklalin tamamiyeti ancak istiklal-i mali (ekonomik bağımsızlık) ile mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk’ün üzerinde ehemmiyetle durduğu iktisadi bağımsızlık inancının meyvelerinden biri olarak 1931 yılında faaliyetine başlayan Merkez Bankası da(Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarihçesi ve Görevleri, 2018) kurumsal ve yasal anlamda yeniliklere sahne olmuştu. Bu yenilikler ve bu yeniliklerin getirdiği kazanımlar ise mevcut iktİdarın kendi güç sahasını genişletmesine imkan tanımıştı. Peki bu yenilikçi tavırların getirdiği kazanım neydi: Düşük Enflasyon.

Enflasyonun düşmesi ise hem iktidarın politikadaki temel propaganda aracı olan büyümeyi etkiliyor hem de iktisadi alanın derin bir nefes almasına olanak sağlıyordu. Düşük enflasyona sebep olan politik, ekonomik sebepler ve dinamikler mevcuttu. Fakat Merkez Bankasını çağın gereklerini takip edecek bir hale getirmek enflasyonun düşük seviyelere erişmesinde önemli bir rol oynamıştı. Peki Merkez Bankası neler yaptı ve bu alınan aksiyonlar neden etkili oldu?

2001 Krizi Sonrası Merkez Bankası

Merkez Bankasının düşük enflasyon ve fiyat istikrarı hedeflerini gerçekleştirmesi çeşitli parametrelerde(Mishkin, 2007) başarılı yasal ve kurumsal değişikliklerin sağlanması ile olmuştur. Bu parametrelerin çoğunda Merkez Bankası 2001 yılı sonrasında önemli gelişmeler kaydetmiştir. Merkez Bankasını güvenilir ve çözüm odaklı bir kurum haline getiren bu başarılara göz atmak bizim için çok değerli bir kazanım olacaktır.

Merkez Bankasının Fiyat İstikrarı Hedeflemesi

Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.

Madde 4

Yukarıda belirtildiği üzere 25 Haziran 2001 tarihinde Merkez Bankası Kanunu’nda yapılan değişiklikle yasal olarak Merkez Bankasının amacı belirlenmiştir. Bunun sonucunda sistem Merkez Bankasının sadece söylemler itibari ile değil yasal olarak da uzun vadeli hedefinin fiyat istikrarı olacağını görmüştür. Bu yasal değişiklikle birlikte Merkez Bankası kendini iktidarın kısa vadeli olarak ekonomiye gelecekte pahalıya mal olacak hamleler yapmasına izin vermeyeceğinin ve bunlara karşı uzun vadeli olarak bu hedefi izleyeceğinin yasal teminatını sunmuştur.

Bunun yanında Merkez Bankasının uygulayacağı para politikalarının öncü olacağının da habercisi niteliğindedir(Mishkin, 2007). Para politikalarının öncülüğü ile birlikte Merkez Bankası kısa vadeli politik aksiyonlardan etkilenen mali politikaların takipçisi değil onun rehberi konumuna gelmiştir. Bu sayede para politikasındaki bu uzun vadeli hedeflemenin bir bütünlük ve kararlılık içerisinde izleneceğinin garantisini de vermektedir.

Merkez Bankasının Araç Bağımsızlığı

Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler.

Madde 4

Merkez Bankasının düşük enflasyona ulaşmasındaki bir diğer önemli etken ise araç bağımsızlığıdır. Araç bağımsızlığı sayesinde Merkez Bankası yukarıda bahsettiğimiz uzun vadeli hedefleri için farklı araçları kullanma imkanına kavuşmaktadır. Bu araçları herhangi bir otoritenin baskısına maruz kalmadan kullanabilecek ve uzun vadeli hedefler için gereken sağlıklı ortama sahip olacaktır. Bu yasal dayanak da 25 Haziran 2001 kararlarıyla Merkez Bankasına bahşedilmiştir.

Bu araçlar sanılanın aksine sadece faiz oranlarını içermemektedir. Merkez Bankasının politika araçları doğrudan ve dolaylı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır(Merkez Bankası Bağımsızlığı, 2012). İlki faiz oranı kontrolleri, kredi tavanı kontrolleri, tüketici kredilerinin kontrolü gibi araçları kapsarken dolaylı para politikası araçları açık piyasa işlemleri, zorunlu karşılık oranları gibi farklı araçları bünyesinde barındırmaktadır.

Merkez Bankasının bu geniş araç yelpazesini hedefleri ölçüsünde kullanma özgürlüğüne erişmesi bu araçların etkileyeceği kanallara da etkili bir mesajın iletilmesine vesile olmuştur. Bu sayede Merkez Bankasının hangi durumlarda nasıl bir yaklaşım izleyeceği ile ilgili belirsizlik kuvvetli bir ölçüde azaltılmıştır.

Merkez Bankası Şeffaflığı ve İletişimi

Merkez Bankası 90’lı yıllarda mevcut merkez bankaları ile benzer bir yaklaşım izleyerek şeffaflık ve iletişim noktasında temkinli bir tutum sergilemiştir. Bu tutum bu mevcut trendin yanısıra istikrarsız politik ortamın da bir sonucu olarak da karşımıza çıkmaktadır. 2001 yılına gelindiğinde ise değişim rüzgarlarından nasibini alan bu tutum Merkez Bankasının aldığı aksiyonların ve uyguladığı politikaların denetlenmesi ve piyasanın bu amaç doğrultusunda bilgilendirilmesinin önünü açmıştır. İletişim ve şeffaflık yolunda getirilen yasal değişiklikle sınırlı kalmayan bu tutum 10 Ekim 2002 tarihinde İletişim Genel Müdürlüğünün kurulmasıyla da desteklenmiştir. İletişim politikalarının tek bir kanaldan servis edilmesine ve amaca yönelik kamuoyu oluşturulmasına olanak sağlayan bu destekleyici değişim de Merkez Bankasının modern bankacılığın gereklerini yerine getirdiği bir diğer alandır.

Merkez Bankası iletişimi ve şeffaflığı sağlamak adına tıpkı politika araçlarında olduğu gibi farklı iletişim araçlarına sahiptir(Merkez Bankaları ve İletişim, 2011). Günümüzde neredeyse hayatımızın bir parçası haline gelen bu iletişim araçları sadece faizlerin açıklandığı toplantılardan ibaret değildir. Bu araçlar enflasyon raporları, Merkez Bankası Başkanı’nın çeşitli mecralarda akademisyenler, öğrenciler ve işadamları ile yaptığı konuşmaları ve yıllık para ve kur politikası metinleri gibi iletişimi ve şeffaflığı güçlendirmeye yönelik çabalardan meydana gelir.

Merkez Bankası enflasyon bilgilendirme toplantısı(Fotoğraf/Erçin Top, Anadolu Ajansı)

Merkez Bankası Değişikliklerinin Sonuçları

(Grafik/Mahfi Eğilmez)

Yukarıda bahsi geçen yasal ve kurumsal değişikliklerin kararlılıkla uygulandığı 2001-2006 arası dönemde Merkez Bankası fiyat istikrarı hedeflemesinde başarılı görüntü sergilemiştir. Bu dönemde hem politikada hem de ekonomide Merkez Bankasına hamle yapması için uygun hava sahaları açılmıştır. Politika ve ekonominin bu eş zamanlı ve birbirini tamamlayan yaklaşımları enflasyon oranında ciddi bir düşüşün görülmesine de sebep olmuştur. 2002 yılında %29.7 oranında seyreden enflasyon 2005 yılına gelindiğinde %7,7 seviyelerini görmüştür.

Son Notlar

Merkez Bankası yapısında yapılan değişiklikler ve politik atmosferdeki değişiklikler sayesinde görülen düşük enflasyon iktidara bu başarıyı kendisine mal etme şansı vermiştir. İktidar bu sebeple Merkez Bankasına verilen bu yasal dayanakları bu başarının kaynağı olarak görmemektedir. Güç alanlarını genişleten mevcut iktidarın 2018 yılı sonrasında geçilen Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile elinde bulundurduğu yetkiler genişlemiştir. Bu genişleme Merkez Bankasının temel yasal prensiplerinden uzaklaşmasına ve tekrar aksiyonla desteklenmeyen söyleme dönmesine neden olmuştur.

Son dönemlerde üzerindeki baskıyla birlikte Merkez Bankası siyasetin bir organı haline gelmiştir. Bu nedenle Merkez Bankası kaçındığı kısa vadeli politik çıkarların tekrar boyunduruğu altına girmiştir. Sonuç olarak fiyat istikrarı sadece her seferinde söylenen fakat gerçekçilikten uzak kalan bir türkü olarak dillerde yerini bulmuştur.

Hedeflemenin yanısıra Merkez Bankasının araç bağımsızlığı da düşük faiz ısrarı sebebiyle ortadan kalkmış görünmektedir. Hatta bu ısrar bir Merkez Bankası Başkanı’nın görevinden edilmesine de yol açmıştır. Araç bağımsızlığının kalktığı bir ortamda ise hedeflerin nasıl ve neler yapılarak sağlanacağı ile ilgili soru işaretleri tekrardan ortaya çıkmıştır.

Cumhurbaşkan Erdoğan tarafından Murat Çetinkaya görevinden alındı.

Bütün bunları ele aldığımızda aslında ekonomide herşeye en başından başlamamıza gerek yok. Kurumları etkin çalışabileceği bir hale getirmek ve bunu sadece kısa vadeli değil uzun vadeli olarak desteklemek gerekmektedir. İktidarların değişken tutumlarına bırakılamayacak kadar hassas bir duruma sahip olan Merkez Bankası da bu destekten payını almalıdır.

Kaynakça

Merkez Bankaları ve İletişim. (2011). TCMB: https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/1c0e05a8-bc4a-4eae-8901-8a94800c3778/11-4.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-1c0e05a8-bc4a-4eae-8901-8a94800c3778-m3fB7Ju adresinden alındı

Merkez Bankası Bağımsızlığı. (2012). TCMB: https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/40586e6c-06ff-47b6-9b2e-11d77611dfd6/01.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-40586e6c-06ff-47b6-9b2e-11d77611dfd6-m5lkoKU#:~:text=Ara%C3%A7%20Ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%3A%20Fonksiyonel%20ba%C4%9F%C adresinden alındı

Mishkin, F. S. (2007). Monetary Policy Strategy. The MIT Press.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarihçesi ve Görevleri. (2018). TCMB: https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Yayinlar/Kitap%2C+Kitapciklar+ve+Brosur/2018/TarihceGorevler adresinden alındı

Burak TANIR

Orta Doğu Teknik Üniversitesinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde İktisat bölümü lisans öğrencisiyim. Politika ve felsefe alanlarına da ilgiliyim.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.