Aile Hukuku Kapsamında Kadın-Erkek Eşitliği

Herkesin kulağına aşına olan Yargıtay temel anlamda bir yüksek mahkemedir. Bu yüksek mahkeme, yargının diğer kısımlarında verilen kararları hukuki denetim merceğinden geçirir. Bir başka deyişle Yargıtay hukuk ve ceza mahkemelerinin verdikleri kararların gözden geçirildiği son duraktır (Yargıtay Kanunu m.1). Peki, Türkiye’de Yargıtay’ın verdiği bazı kararlar kadın-erkek eşitliğiyle ne kadar uyuşuyor?

     Bu yazıda aşağıda yer alan aile hukuku bağlamında verilmiş Yargıtay kararlarını ele alacağız. Bugün, kadın-erkek eşitliği diyince eşitliğin sağlanması adına yalnızca kadın haklarının ele alındığı yanılgısına kapılanlar olduğu için ilk başlıklarda erkeğin kadınla aynı haklara sahip olması gerektiği konularla başlayalım.

(İllüstrasyon/People vector created by freepik – www.freepik.com)

Kadın-Erkek Eşitliğinde Erkek Hakları

Düğünde erkeğe takılanlar erkeğin, kadına takılanlar kadınındır!

     Bildiğiniz gibi ülkemizde “Gelin, takıları da alıp kaçtı” ya da “Düğün takısı kimin hakkı” başlığı altında çok sayıda habere ve olaya tanıklık ettik. Bunun sonucunda damadın mağduriyetini ve iki tarafın da paylaşım endişesini gideren bir kanun hükmüne rastlamamıştık. Çünkü düğün sırasında hangi eşe takıldığı fark etmeksizin, tüm takılar (bilezik, çeyrek, tam vb. tüm altınlar), kadına ait olup kişisel eşya niteliğindeydi. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) düğün takılarıyla ilgili erkekleri ilgilendiren emsal bir karar aldı. Boşanmada takıların paylaşımına ilişkin kriterleri belirleyen bu emsal karara göre düğünde erkeğe takılan “kadına özgü” olmayan takılar artık erkeğe verilebilecek. Kadına takılan her türlü ekonomik değeri olan eşya yine kadına ait olacak. Bu kapsamda verilen Yargıtay kararları şunlardır:

  • Erkeğe takılan ziynet eşyalarının “tamamı birden’ karine olarak kadına ait iken artık sadece ‘kadına özgü’ olanlar kadına ait sayılacak. ‘Kadına özgü’ olmayan ziynet eşyası yani cumhuriyet altını, ata altın, yarım altın, çeyrek altın, gram altın gibi eşyalar ‘erkeğe’ ait olacaktır.
  • Erkeğe takılan ziynet eşyaları ‘kadına özgü’ olsa bile (bilezik, küpe, gerdanlık gibi) erkek eş, bu konuda ‘yerel adet’ olmadığını iddia ve ispat ederse ‘kadına özgü’ olanlar da erkeğe verilecektir.
  • Sandığa konulanlar ‘taraflardan birine takılmadığı için’ eşit olarak paylaşılmalıdır (Düğün takısı kimin hakkı? 7 maddede yeni takı paylaşımı, 2020).

Nafaka Erkeklerin Sırtına Bir Yük Değil, Taraflara Ekonomik Denge Yaratmalı!

Kadın-Erkek Eşitliği ve Nafaka
(İllüstrasyon/People vector created by freepik – www.freepik.com)

     Genel olarak erkeklerin yükümlülük altında bulunduğu nafaka hükümleri uygulamada ekonomik dengeler ve giderler yeterince değerlendirilmeden bir tarafı fakirleştirecek şekilde uygulanmaktadır. Boşanan kocaların sırtına neredeyse ömür boyu yük edilen nafaka; adil hale getirilmeli, gerçekçi delillerle saptanılmalı, süre ve miktar hakkaniyetli olarak belirlenmelidir. Çünkü toplumumuzda nafaka konusunda kadın daha çok ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple kadın eşler bazen bu durumu kendi lehine olacak şekilde boşanma sırasında ya da sonrasında gerçekleri olduğundan farklı yansıtarak, boşandığı eşine karşı mağduriyet yaratabiliyor.

      Aşağıda verilen Yargıtay kararı bu açıdan önemlidir. Çünkü kadın eşin işe girmesi sonucu ekonomik durumu düzelmesine rağmen nafaka almaya devam etme isteği reddedilmiştir (Bu süreçte ne kadar çalıştığı ve maaşı konusundaki bilgileri eksiksiz ve doğru iletmemiştir).

  Mahkemece: asgari ücret düzeyinde düzenli geliri ve sosyal güvencesi bulunan davalı yoksulluk nafakası alacaklısı kadının, davacı eski kocaya nispetle daha iyi ekonomik düzeye ve olanaklara sahip olduğuna göre toplanan deliller, özellikle davalı tanıklarının anlatımları ile sabit olduğu, bu durumda yoksulluk nafakasını devam ettirmek davacı-eski koca yönünden mevcut yoksulluk halini daha ziyade arttırmak, pekiştirmek gibi haksız ve ayrımcı sonucun doğmasına sebep olacağı, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 176/3 maddesinde yazılı şartın gerçekleştiği, dolayısıyla yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesinin en adil çözüm olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.

(Somut Olaya Göre Yoksulluk Nafakası Dava Tarihinden İtibaren Kaldırılmalıdır., 2015)

      Ayrıca, bugün belki de birçoğunuz boşanan eşlerden yalnızca kadının nafaka alabildiğini düşünüyor olabilirsiniz. Ama bu durumun aksine yeni dünya düzeninde ekonomik olarak güçlenen kadından da nafaka alınabileceği gözden kaçırılmamalıdır ve cinsiyet farketmeksizin nafaka taraflar arasında cezalandırma amaçlı faydalanılan bir unsur olmamalıdır.

Kadın-Erkek Eşitliğinde Kadın Hakları

 Çocuğun Annenin Soyadını Almasında Çocuğun Üstün Yararı Bulunmalıdır!

     Gaziantep’te bir anne boşandıktan sonra velayeti kendisine verilen çocuğuna dava yoluyla kendi soyadını verdi. Yargıtay ise velayeti alan annenin çocuğun yararına bir durum olmadıkça soyadını değiştiremeyeceğine hükmederek kararı bozdu. Çocuğa yeniden babanın soyadı verildi. Annenin çocuğuna soyadını verebilmesi için;

  • Annenin boşandığı eşinin soyadını çocuğunun hayatını olumsuz etkileyeceğini kanıtlaması
  • Babası bir suça karışmış ya da başka bir yüz kızartıcı suçu varsa ve bu durum çocuğa da zarar verecekse annenin bunu mahkemeye sunması
  • Annenin soyadının çocuğa üstün bir yarar sağlaması gerekecektir (Yargıtay’dan emsal soyadı kararı!, 2020).

      Anlaşılacağı üzere annenin çocuğuna soyadını vermesi için istekli olması yeterli olmayacaktır. Ancak erkeğe tanınan bu hakkın kadına tanınmaması cinsiyete dayalı bir ayrımcılık olmaz mı?

Yargıtay’a Göre Bekâretin Yokluğu Boşanma Davasında Kadının Kusurlu Davranışı Olabilir Mi?

Davacı koca, davalı kadın ile evlenmiş ise de onun vasfı hakkında hataya düştüğünden ve bu vasfın bulunmaması birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiğinden bahisle evlenmenin feshini istemiştir. Davalı kadın, duruşmada, ileri sürülen olayların doğruluğunu kabul etmiş, vaktiyle evlenme dışı bir birleşme ile kızlığını zayi ettiğini, kendisinin kız çıkmaması hasebiyle kocasının yanında kaldığı müddetçe aralarında normal karı koca münasebetinin vuku bulmadığını açıkça beyan etmiş ve evlenmenin feshine rıza göstermiştir.Tarafların birlikte yaşamadıkları yolunda şahadet sevk etmiştir. Bu durumda kadında bulunması lazım gelen bekâret vasfının eksikliği sebebinin birlikte yaşamalarını çekilmez hale koyduğu anlaşılmaktadır. Medeni Kanun’un m.116/2 ‘nin uygulanmasında tarafların sosyal durumları, inançları, aile telakkileri göz önünde tutulmak icap eder. Buna göre, mahkemenin davacının davalı ile karı koca hayatı geçirmeye devam ettiğini kabul ederek davayı reddetmesi, Özel Daire nozma ilanı karşısında eski hükümde direnilmesi isabetsizdir.Direnme kararının bozulması gerekmektedir.

(Aktaran: Gülseven, 2017)

      Kanunen bekaret için bir düzenleme yok iken bekaret olmaması durumunun sorun teşkil etmesi ve bunun kararlara yansıması ataerkil tutumun hukukta kendini göstermesinden başka bir şey değildir. (Gülseven, 2017).  Davalı kadının evlilik öncesi cinsel ilişki yaşamış olması, nasıl  boşanma davasında erkek için bir kusur oluşturmuyorsa davalı kadın için de bir kusur oluşturulmamalıdır.

Son Notlar

       Sonuç olarak hukuk sistemimizde verilen kararlarda örf ve adetler de göz önüne alınır. Örf ve adetler de toplumun bir yansıması olduğu için kadın-erkek eşitliğinin öncelikle milletçe özümsenmesi gerekir. Toplumumuzun her alanda bu eşitliği benimseyip buna göre aksiyon alması bizleri her zaman daha da ileriye taşır. Mesele kadın ya da erkek olmak değil insan olabilmek. Bu nedenle kadını kadın olduğu, erkeği erkek olduğu için yargılamamalı, yargılatmamalıyız.

Kaynakça

  • Düğün takısı kimin hakkı? 7 maddede yeni takı paylaşımı. (2020, Eylül 07). NTV: https://www.ntv.com.tr/turkiye/dugun-takisi-kimin-hakki7-maddede-yeni-taki-paylasimi,385irhd21kqE0A1tT93Q7Q adresinden alındı
  • Gülseven, A. S. (2017). Türk Aile Hukukunda Toplumsal Cinsiyet Rolleri. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 208-216.
  • Somut Olaya Göre Yoksulluk Nafakası Dava Tarihinden İtibaren Kaldırılmalıdır. (2015, Ocak 28). karamercanhukuk: http://karamercanhukuk.com/yargitay-karari/somut-olaya-gore-yoksulluk-nafakasi-dava-tarihinden-itibaren-kaldirilmalidir adresinden alındı
  • Yargıtay’dan emsal soyadı kararı! (2020, Haziran 25). Sözcü: https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/yargitaydan-emsal-soyadi-karari-5952597/ adresinden alındı

İrem ÖZDEMİR

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.