COVID-19 İş Yerindeki Cinsel Tacizi Bitirmedi; Onu Sadece Online Ortama Taşıdı.

Kadın hakları savunucuları; evden çalışmadaki artışın sapkın profildeki insanlara kadınları tehdit etmek, korkutmak ve taciz etmek için yeni araçlar sağladığı konusunda bizleri uyarmakta.

Üst düzey bir gazeteci, Twitter’da Emily’e* bir iş teklifinde bulunduğunda; kendisine ünlü birinden gelen böylesine bir teklif ile şaşırdığını hatırlamakta. Sosyal mecralardaki özel mesajlaşmaları ve e-posta görüşmeleri her ne kadar flörtöz bir şekilde ilerlemiş olsa da Emily; ‘’Bu konuşmaların sonrasında iş ile ilgili başka konulara döneceğini düşündüm’’ diyerek konuşmaya devam etmişti.

Ancak çapkın sohbetlerin başka bir şeye evirilmesi ise çok uzun sürmemişti. Open Democracy ile gerçekleştirdiği sohbetinde Emily; ‘’İletişimimizde ayak uydurmam için gereken bir hafif konuşma seviyesi vardı ve bunu gerçekten çok stresli buldum.’’ dedi. Ardından da ‘’Sonrasında bir akşam bana işyerinden kendisinin çıplak bir fotoğrafını göndermeyi önerdi.’’ açıklamasında bulundu.

Emily ona hayır dedi ancak bu aralarındaki ilişkinin bozulmasına zemin hazırlamıştı. ‘’Her şey çok garip bir hale büründü. Birden savunmaya geçti. Sanki benim hatammış gibi defalarca özür dilememe rağmen bana düşmanca tavırlarla yaklaşmaya başladı. Bu konuda ben sorumluluk üstlenmeye çalıştıkça da durum daha kötü hale geldi ve sonrasında işle ilgili her şey bitti. Yapılan bir tür sınavda başarısız olmuş gibi hissetmiştim.’’ diyerek durumu açıkladı.

Evde çevrimiçi çalışmaya devam etmek Emily’nin sıkıntısını daha da derin bir hale getirmişti. ‘’Durumu böylesine sinsi bir davranış yapan şey kaçışımın olmamasıydı. Olaydan sonra kendimi bahçede ellerim titrerken ve konuşamaz bir halde buldum. O çok güçlü bir konumdaydı ve gelecekte neler yapabileceğini düşünerek korkmaya başlamıştım. Telefonuma bile benimle tekrar iletişime geçer korkusuyla bakamıyordum. Evin içine geri dönme fikrine katlanamadım.’’

Emily’nin başına gelen şey; pandemi sürecinde bireylerin medya ve başka sektörlerde işlerini uzaktan devam ettirmesine neden olan kısıtlama ve eve kapanma olaylarından daha da önce gerçekleşmişti. Anlatılan olaylar, eğlence ve medya dünyasında yaygınlaşan tacizi ortaya çıkaran #MeToo (Ben De) hareketi ile gözler önüne serilmişti.

Peki Covid-19 ile birlikte gelen kısıtlamalar iş ortamındaki bu tarz tacizi azalttı mı?

Peki Covid-19 ile birlikte gelen kısıtlamalar iş ortamındaki bu tarz tacizi azalttı mı? Ofislerin kapatılması ile cevabın olumlu olduğunu düşünebilirsiniz. Ne var ki, eşitlik için mücadele edenler bu tür davranışların çevrimiçi olarak da var olduğunu ve şimdi daha da yaygın bir hale geldiğini söylüyor. Özellikle güvencesiz ve serbest çalışan kişiler; başvuru seçeneklerinin azlığı ve daha az güce sahip olmaları nedeni ile daha da savunmasız durumdalar.

Kadınlara cinsel taciz hakkında hukuki danışmanlık hizmeti veren Birleşik Krallık bünyesindeki yardım kuruluşu Rights of Women’da kıdemli hukuk görevlisi olan Deeba Syed; kadın düşmanlığının yeni şartlara adapte olabileceğini açıkladı. Aldıkları son aramalardan yola çıkarak Open Democracy’e; ‘’Evden çalışmak istismarcılar için adapte olunması gereken yeni şartlar anlamına geliyor.’’ diyerek durumu tarif etti.

Syed’in ifadesine göre, bazı kadınlar tacizcilerin kişisel telefon numaralarını bularak ve evlerinin yakın çevresinde ortaya çıkarak kişisel alanlarını istila ettiklerini söylediler. Syed ‘’Çevrimiçi dönemde bu gibi tacizlerden kurtulacaklarını düşünen kadınlar daha fazla tacize maruz kaldılar.’’ diyerek ekleme yaptı.

Çevrimiçi istismarın diğer örnekleri arasında ise, kadınlara daha fazla makyaj ve ‘’daha seksi’’ kıyafetler ile video görüşmelerine katılmalarını söyleyen erkek yöneticiler de yer alıyor.

Çevrimiçi istismarın diğer örnekleri arasında ise, kadınlara daha fazla makyaj ve ‘’daha seksi’’ kıyafetler ile video görüşmelerine katılmalarını söyleyen erkek yöneticiler de yer alıyor.

Syed’in uyarısına göre, evden çalışmaya geçiş tacizcilere ‘’kötü muamele ve mağduriyet yaratmak’’ için keyfini çıkaracakları yeni araçlar sağladı. Bunlar, taciz sonucunda mağdurların karşılaşabileceği negatif davranışları tanımlayan yasal terimlerdir. Örneğin, mağdur şikâyette bulunduğu için ya da Emily’nin  durumunda olduğu gibi cinsel yakınlaşmayı reddettiği için karşı tarafın intikam almaya çalışması gibi.   

Syed’e göre bu tarz intikam davranışları, tanık olacak insanların da azalmasıyla, çevrimiçi olarak daha kolay bir hale gelmiş durumda. ‘’Zoom çağrısı yaparken her konuşmasında failinin onu sessize aldığını söyleyen ya da çevrimiçi toplantılar için davet almayan kadınlar var.’’ şeklinde örnekler veren Syed en sonunda ‘’Bu tarz dışlanmalar her hâlükârda oluyor ancak yüz yüze olmadığında yapılması çok daha kolay bir hale geldi.’’ diyerek konuyu açıklığa kavuşturdu.

Küresel Sorunlar

Pandemi gibi bu sorunlar da küresel bir boyutta. Örneğin Hindistan’da bazı şirketlerin, ‘’sanal toplantılar sırasında uygunsuz konuşma veya hareketleri, cinsel içerikli yorumları ve mesai saati dışındaki yersiz video görüşme taleplerini’’ önlemek için yeni kurallar getirdikleri bilinmekte.

Avustralya’da bulunan araştırmacılar ise, evde çalışmanın artması ile birlikte işyerlerinin cinsel tacizi tespit etmekte zorlandığı konusunda uyarıda bulundu.

Avustralya’da bulunan araştırmacılar ise, evde çalışmanın artması ile birlikte işyerlerinin cinsel tacizi tespit etmekte zorlandığı konusunda uyarıda bulundu.

İtalyan Basını Ulusal Federasyonu’nun Fırsat Eşitliği Komitesi Başkanı Mimma Caligaris de konu ile ilgili açıklamalarda bulundu: ‘’Evden çalışırken aslında daha izole oluyoruz. Evden çalışmak fiziksel istismar vakalarını azaltmış olabilir ancak onları psikolojik vakalara dönüştürdü. Konu hakkında sesinizi yükselttiğiniz zaman şantaj ve psikolojik tehditlere maruz kalma riski ile karşı karşıya kalırsınız ki bunlar, uzaktan çalışma ile birlikte daha da güçlü bir hale gelmiştir.’’

Caligaris sorunu en nihayetinde güç problemi ve kadının ötekileştirilmesi olarak tanımlıyor. Bu bağlamda ise kadınları video görüşmelerinde sessize almak ya da onları toplantılara davet etmemek gayet normal ‘’çünkü kadınlar gereken güce ve pozisyona sahip değiller.’’

Biz tacizi her zaman fiziksel bir şey olarak düşünüyoruz ancak taciz sadece bundan ibaret değil.

Cinsel Taciz ve Online İş Dünyası
(İllüstrasyon/Internet vector created by freepik – www.freepik.com)

‘’Biz tacizi her zaman fiziksel bir şey olarak düşünüyoruz ancak sadece bundan ibaret değil.’’

Caligaris’in bu endişeleri, içinde bulunduğu kurum tarafından 2019 yılında yapılan ankette belirlenen ve belgelenen tacizlere dayanıyor. Ankete katılan kadın gazetecilerin %85’inin işyerinde cinsel tacize, %35’inin cinsel içerikli şantajlara ve %34’ünün fiziksel tacize maruz kaldığını bildirdi.

Emily gibi yaşadıklarını anlatan kadınların çoğu çalıştıkları medya kuruluşlarında daimî çalışan değillerdi. Yaklaşık üçte biri kısa vadeli veya sıfır saat sözleşmesi1 ile çalışanlardan oluşmaktaydı. Bunun yanı sıra, durumu bildiren kadınların yaklaşık %15’i ise bunun sonucu olarak işte ceza aldıklarını bildirdiler.

Birleşik Krallık’da, İşçi Sendikaları Kongresi’nin 2016’daki bir raporu, ankete katılan kadınların yarısından fazlasının (%52) türü fark etmeksizin cinsel istismara maruz kaldığını ortaya koydu. Bu istismar türlerine kadınların vücudu ve kıyafetleri hakkındaki yorumlar, istenmeyen dokunma eylemleri ve istenmeyen cinsel yakınlaşma girişimleri dahildir.

Birçok kadın için cinsel taciz çevrimiçi bir hale bürünmüşken, Syed koronavirüse karşı ön saflarda çalışan ve işlerini evden yürütemeyecek kişilerin deneyimlerine de dikkat çekmek istiyor.

Birçok kadın için cinsel taciz çevrimiçi bir hale bürünmüşken, Syed koronavirüse karşı ön saflarda çalışan ve işlerini evden yürütemeyecek kişilerin deneyimlerine de dikkat çekmek istiyor.

Bu kişiler genellikle sessizce bu acıyı yaşayan ve düşük ücretlerle çalışanlardan oluşmakta. Zaten güvencesiz olan işlerini yaşadıklarını paylaşarak daha riske atacaklarını düşünen kadınlar; böyle bir ekonomik durgunluk döneminde konuşmakta daha da zorlanmaktalar.

Syed ayrıca şu sözleri de ekledi: ‘’Bakıcılar ve hemşireler gibi mücadelenin ön saflarındaki görevlilerle çok çalışıyoruz. Bu grup ise üçüncü taraf tacizi olarak bilinen, bir hastanın tacizi ile karşılaşma gibi olayları yaşamaktadırlar. Covid-19 nedeniyle ön cephede yer alan bu kadınlar böylesine katlanılmaz bir durumun içindeler.’’

Kadın Hakları Yardım Kuruluşu şu anda bu tür üçüncü taraf tacizlerine karşı korunmayı yeniden sağlamak için bir kampanya yürütmekte. İngiltere’de 2010’da yürürlüğe giren bu koruma maddeleri, 2013’te koalisyon hükümeti tarafından kaldırılmıştı.

Kuruluş aynı zamanda evlerin de işyeri olarak sayılması ile tüm işyerlerinde cinsel tacizi önlemek için hükümetin işverenlere yeni yükümlülükler getirmesini istemekte. Syed, bu yükümlülüklerin işverenlerin ‘’kadınların omuzlarından bu sorumluluğu almak için tacizi önlemekte etkin olmalarını’’ içereceğini söyledi.

Kritik nokta ise bu yükümlülüklerin bütün çalışanlara uygulanması; serbest çalışanları, taşeron işçileri ve Emily gibi kendi işini yapanları da kapsayacak şekilde.

Caligaris, ‘’Tacizi her zaman istenmeyen bir yakınlaşma ya da el yordamıyla rahatsız etmek gibi fiziksel bir şey olarak algılıyoruz.’’ şeklinde yorum yaptı ve bu tür sorunlu davranışlar hakkındaki anlayışımızın da gelişmesi gerektiğini izah etti. ‘’Sadece bu da değil, taciz olarak kabul edilen kavramların da içerik olarak genişlemesi gerek.’’ 

*Emily, röportajı yapan kişinin gerçek ismi değildir.

1- İngiltere’de ortaya çıkan Sıfır Saat Sözleşmesi, işçi ve işveren arasındaki sabit maaş ve çalışma saati anlaşmasını ortadan kaldırmış durumda. Bu sistemde çalışanlar sadece ihtiyaç duyulan saatlerde iş yerine çağrılıyor. Üstelik bunu imzalayan kişiler hazırda sözleşmelerinin bulunması nedeniyle işçilik maaşı da alamamaktalar. İngiltere’de yaklaşık bir milyon kişinin bu sözleşme türü ile çalıştığı tahmin ediliyor.

Çeviri Ekibi

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.