The Band Müziğinde Amerikana

Popüler müzikte Amerikan kültürü denince akla gelen ilk isimlerden biri, 1967 ila 1977 seneleri arasında bizzat bu müzik alt-türünün mimarlarından olan “The Band” grubudur. Piyanist Richard Manuel, gitarist Robbie Robertson, basçı Rick Danko, baterist Levon Helm ve çoklu-çalgıcı Garth Hudson tarafından oluşturulan bu grup -Kuzey Amerika’nın bağrından gelen dört Kanadalı ve bir ABD’li (Levon Helm)- Amerikan kültür ve tarihini kendi parçalarına ve bunun bir uzantısı olarak popüler müziğe kazandırmıştır. Dolayısıyla roots rock ve Amerikana türlerinin oluşumuna katkıda bulunmuştur. Bu makalenin amacı, önce The Band’in tarzını ve yaradılışına ön ayak oldukları müzik türlerini tanıtmaktır. Ardından 1977 tarihli Islands albümünden Knockin’ Lost John parçasında Amerikan bilincinde yer edinmiş Büyük Buhran’a dair sundukları tarihi ve kültürel panoramayı anlatmaktır. 

The Band
The Band, 1970 yılında Stage Fright albüm çekimleri. Kaynak: Norman Seeff

Bitmeyen Karayolları: The Band’in Hikayesi ve Amerikana Rotası

Öncelikle bu tabirleri açıklamak gerekirse, Amerikana kelimesi “genel anlamda Amerikan kültür ögelerinin hepsini bulunduran” olarak tanımlarken (Merriam-Webster, n.d.) bu kavramı müziğe adapte edince de Amerikan coğrafyasında ortaya çıkmış ve ona kök salmış folk, blues ve türleri, country müzik, R&B (rhythm and blues), soul ve rockabilly gibi müzik türlerini bu karışımın içine dahil edebiliriz (Russonello, 2013). Dolayısıyla Amerikana hem söz hem de müzik olarak Amerikan kültürel ögelerinden yararlanan, hatta kendini tamamıyla onlara borç bilen bir türdür. 1960’lı yılların ortasından sonuna doğru ana akıma kazandırılmaya başlanan Amerikana; bu doğrultuda yeni oluşan The Band müzik topluluğundan destek bulacaktır.

Bir Kültür Mozaiği Olarak The Band

Sanatsal kariyerlerinde çokça sefer yurtlarının kültürüyle ve tarihiyle karşılaşmıştır. Bu kültürleri eserlerine dahil etmiş olan The Band beşlisi; şüphesiz olarak bu konuda fazlaca kendi deneyimlerinden yararlanmış. Buna ek olarak sanatsal partnerlerinden etkilenmiştir. Grubun ana söz yazarı Robertson Kızılderili bir geçmişten gelen ve Amerikan tarihine derin bir sevdayla bakan biriyken (Rogers, 2018) grubun geri kalanı da hakeza öyleydi. ABD’nin güneyinden gelen Helm’in yurduna dair anıları, hikayeleri (Helm, 1993) ve baterideki müziksel yeteneği olsun, Danko, Manuel ve Hudson’un Amerikana müziğe mâl olmuş türlere dair hassas bilgileri ve enstrümantal becerileri; onlara bu türün temsilcisi olma noktasında büyük avantajlar sağlamıştır. Bunun ötesinde rockabilly ustası Ronnie Hawkins’in grubu olarak ve ardından Amerikana efsanesi Bob Dylan’a hakeza eşlik etmeleri (1966), ardından Dylan ile “Big Pink” adı verilen evin bodrum katında The Basement Tapes olarak anılacak Amerikana manifestosunu, ki bu yazara göre bir başyapıttır, yaratmaları (1967); onları Amerikana usulüne iyice alıştırmıştır.

Yukarıda bahsettiğimiz deneyimlerin toplamı ise 1968 ve 1969 senelerinde sırasıyla Music From Big Pink ve The Band albümlerinin çıkması olmuştur. Bu albümlerin başarısıyla ve içerilerindeki Amerikana yoğunluğuyla popüler müzikte bu türün bayrağını taşıyan ilk önemli müzisyenlerden biri olmuşlardır.

The Band ve Bob Dylan, folk efsanesi Woody Guthrie’yi anma konserinde beraber çalıyorlar, 1969. Kaynak: Michael Ochs Arşivleri

Knockin’ Lost John Şarkısındaki Büyük Buhran Panoraması 

Grubun pek de revaç görmeyen Islands albümünde sondan bir evvelki şarkısı Knockin’ Lost John; Amerikan bilincinde ve kültür-tarihinde çok önemli bir yer edinen Büyük Buhran sürecine dair canlı bir ortam yaratıyor. Büyük Buhran döneminin getirdiği belirsizlik ve yaşam mücadelesi, Robbie Robertson’un hassas ve detaylı sözleri ile Garth Hudson’un akordeonda çaldığı notalar; şarkıya bir sepya tonu ekleyerek dinleyicilere kapsamlı bir Büyük Buhran panoraması sunuyor. Dolayısıyla Knockin’ Lost John; ona mâl olan tarihsel olayı bir gezi yazısı edasıyla gözler ve kulaklar önüne seren, aynı zamanda The Band’in Amerikana tutkusunu ortaya başarılı bir şekilde ortaya koyan bir şarkı.

Büyük Buhran

Bir giriş olarak öncelikle Büyük Buhran, öbür bir adıyla 1929 krizi, olgusu ele alınmalıdır. İkinci isminden de anlaşılabileceği gibi 1929’de başlayan finansal çöküş; dünya çapında ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde büyük sefaletler ve huzursuzluklar getirmiştir. Söz gelimi olarak ABD; dünyanın önemli bir kısmı İkinci Dünya Savaşını savaşıyorken hâlâ Buhran ile mücadele çabasındaydı. Ancak savaşın sonunda bundan kurtulacaktı.

1929 ila 1939 arasındaki süreci anlamak için Başkan Franklin Delano Roosevelt’in (FDR) adına koyduğu New Deal politikalarını ve arkasındaki felsefeyi öğrenmek mümkündür. Roosevelt; 1932 senesinde Demokratik Parti Ulusal Konvansiyonu’nda verdiği bir konuşmada bu felsefeyi genel hatlarıyla özetlemiştir:

Programım… bir temel ahlaki prensip üzerine kuruludur: bir ulusun refahı ve iyi durumu büyük kitlelerin ne istediğine ve bu istedikleri şeyi alıp alamadıklarına bağlıdır.

Franklin Roosevelt

Bu mantık devlet dilinde harcama programları ve ekonomiye müdahale anlamına gelse bile, halk için birbirlerine yardım ve dostluk anlamına gelmiştir. Bu dönemde yardımlaşma önemli bir unsur olmuştur. Lâkin bu ülke boyunca yaygın olan bir durum değildi ve ekonomik bunalımın getirdiği çaresizlik Buhran’ın ilk senelerinde çokça hırsızlık da getirmiştir (Latzer, 2014). Durum 1930’lı yılların ortasında daha iyiye seyretmeye başlasa bile durumun gerçekten toparlanması uzun sürecektir. 

Knockin’ Lost John ve Krizin Anatomisi

Bu tarihsel gerçeklikler göz önünde bulundurduğumuzda dinleyiciler olarak bizler; Knockin’ Lost John şarkısında Büyük Buhran’ın ilk senelerine dair bir sürü iz bulabiliriz. Öncelikle şarkının başlığı ve konuşmacısı “Lost John” adlı karakterden bahsetmek yerinde olur. Türkçe’ye çevirdiğimizde “Kayıp John” diyebileceğimiz bu sima, isminden de belli olduğu gibi kayıp bir durumda. Ekonomik bunalımla beraber işini kaybetmiş (dördüncü mısra); Duffy’nin barına giderek biraz Buhran’dan dikkatini dağıtma peşinde (birinci ve ikinci mısralar). Bu bar ise New York’ta, yani John’un asıl memleketi Chicago’dan (dokuzuncu mısra) oldukça uzak; bu durum da John’un yalnızlığına katkıda bulunuyor.

Önem arz eden bir başka durum ise barın sahibi Bill Duffy’nin amacı; hemşerilerine bu zor dönemlerde destek çıkmak olmasıdır. Dolayısıyla işini kaybetmiş ve meteliksiz insanlar için ideal bir yerdi “Duffy’nin barı”. Nitekim, bu bara aynı zamanda “Peni Restoranı” (Ewbank, 2018) da deniyordu. John’un durumuna dair bir başka ipucu ise aslında direkt isminden ve bu uzantıyla eski bir Amerikan folk şarkısından, Lost John ve nam-ı diğer Lost Boy Blues, gelmektedir.

Kayıp John ve Kriz İçindeki Bir Toplumun Tasviri

Bu parçada Lost John adı verilen karakterin yük trenlerini kovalaması anlatılır (Traditional Tune Archive, n.d.). Bu durumun The Band’in şarkısıyla olan alakası, yük trenlerinin Büyük Buhran bağlamında oynadığı roldür. Gezici taşımamalarına rağmen bazı insanlar; yasadışı yollarla onları normal koşullarda gidemeyecekleri yerlere ulaşmak için yük trenlerini kullanmıştır (Ganzel, 2003). Dolayısıyla şarkının kahramanı Kayıp John, dönemin bir tiplemesidir. Bu tipleme üzerinden son kıtada dönemdeki hırsızlık olaylarına değinilir. Örnek vermek gerekirse “İnsanlar fakirleşirken suç artıyordu” ve “Arka kapıyı kilitlesen bile onu kırarlar”. Buna yol açan çaresizliğin yardım programlarının henüz etkisini gösteremediği bir dönemde (dördüncü mısra) gerçekleştiğini de unutmamak gerekir: “1929 yılı yaşayan bir cehennemdi”. Bu noktada dönemin politikasına da bir atıf sezmek mümkündür. Ne de olsa 1932’de göreve gelirken FDR; önceki Başkan Herbert Hoover’ın ekonomik darboğazın etkisini halkın üzerinde hafifletmeye dair bir çaba göstermediği noktasında eleştirmiştir (Roosevelt, 1932).

Azizler ve Günahkârlar: Son Düşünceler ve The Band’in Diskografisi

Bu yazıda da kanıtlandığı gibi, The Band’in Amerikana sevgisi tek bir dönem veya tekil bazı kültürel ögeler ile tanımlanamaz. Aksine beşlinin çalışmaları her daim Amerika’yı yansıtmaya çalışmış ve bu doğrultuda ayrımcılık yapmamışlardır. Yazarın amacı, okurlara The Band’i bu şekilde tanıtırken Knockin’ Lost John şarkısı üzerinden de belli başlı kültürel ve tarihsel bilgilendirmeler yapmaktı. Fakat ne yazılırsa yazılsın, kişinin dinleyerek ve özümseyerek bu şarkıları ve grubu tanıması aslında en değerlisidir. Bu doğrultuda yazar; The Band şarkılarından oluşan bir çalma listesini Spotify platformu üzerinden yaratmış. Buna ek olarak bu makalenin sonuna yerleştirmiştir. The Band’in Amerikana tutkusuna dair iyi bir giriş olduğunu umuyorum. Knockin’ Lost John şarkısı ile de Buhran dönemi Amerikası hakkında bir fikir oluşumu sağlamış olmayı diliyorum.

Kaynakça

Merriam-Webster. (n.d.). Americana. Merriam-Webster.com sözlüğünde. 22 Mart 2021 tarihinde https://www.merriam-webster.com/dictionary/Americana adresinden alındı

Russonello, G. (2013, Ağustos 1). Why Is a Music Genre Called ‘Americana’ So Overwhelmingly White and Male? The Atlantic. https://www.theatlantic.com/entertainment/archive/2013/08/why-is-a-music-genre-called-americana-so-overwhelmingly-white-and-male/278267/

Rogers, S. (2017, Ocak 23). Robbie Robertson on his storytelling roots. CBC Radio. https://www.cbc.ca/radio/thenextchapter/robbie-robertson-on-the-storytelling-roots-of-his-new-memoir-poet-sylvia-legris-on-the-pull-of-the-body-1.3944459/robbie-robertson-on-his-storytelling-roots-1.3945200

Helm, L., Davies, S. (1993). This Wheel’s on Fire: Levon Helm and the Story of The Band. Chicago Review Press. 

Roosevelt, F. D. (1932, Temmuz 2). The New Deal. Pepperdine School of Public Policy. https://publicpolicy.pepperdine.edu/academics/research/faculty-research/new-deal/roosevelt-speeches/fr070232.htm

Latzer, B. (2014, Ocak 24). Do hard times spark more crime? Los Angeles Times. https://www.latimes.com/opinion/op-ed/la-oe-latzer-crime-economy-20140124-story.html

Ewbank, A. (2018, Haziran 15). During the Great Depression, ‘Penny Restaurants’ Fed the Unemployed. Atlas Obscura. https://www.atlasobscura.com/articles/restaurants-during-great-depression

Traditional Tune Archive. (n.d.). Lost John. https://tunearch.org/wiki/Annotation:Lost_John

Ganzel, B. (2003). Riding the Rails. Wessels Living History Farm.  https://livinghistoryfarm.org/farminginthe30s/water_07.html

Toprak Sezgin

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler lisans öğrencisiyim. Sosyal bilimler ve özellikle diplomasi meraklılığı ötesinde belli başlı sanat-kültür ögelerini de benimserim.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.