Anarko Kapitalizm ve Tarihsel Örnekleri

image_pdfimage_print

Anarko kapitalizm; devletin tamamen ortadan kalktığı, savunma ve hukuk gibi devletin sunduğu hizmetlerin özel şirketler tarafından yapıldığı bir sistemdir. 20. yüzyılın ikinci yarısında Murray Rothbard ve David Friedman gibi düşünürlerin ekonomik ve felsefi yazılarıyla beraber teorik temeli oluşmuştur. Rothbard’ın 1973 senesinde yayınladığı “ For a New Liberty ” ve yine aynı senede Friedman’ın yayınladığı “Machinery of Freedom” bu ideolojinin ilk eserlerindedir. 19. yüzyılda yaşamış Gustavo de Molinari’nin özel güvenlik üzerine yazdığı “ Production of Security” denemesi ve “ The Society of Tomorrow” kitabı; anarko kapitalizmin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bazı liberteryenlere göre Molinari anarko kapitalizmin öncüsü sayıldığını belirtebiliriz. Bununla beraber anarko kapitalist düşünürlere ilham olan kişi Frederic Bastiat’dır. Ekonomi ve Devlet üzerine yazdığı yazılar modern liberteryenizmin gelişiminde de önemli rol oynamıştır. 

Anarko Kapitalist Sistemde Özel Hukuk ve Özel Güvenlik

Anarko kapitalist teorisyenler; özel hukuk ve güvenliği bireylerin ve şirketlerin birbirleri ile yaptığı gönüllü sözleşmeye dayandırmakta. Örneğin; Ahmet ‘X şirketinde’ işe gireceği zaman suç işlemeyeceğini taahhüt edecektir. İşvereni ile imzaladığı sözleşmede eğer bir suç işlerse ‘Y Özel hukuk şirketinde’ yargılanacağını kabul edeceği bir sözleşme imzalar. Bu sözleşmeler sadece işe girerken değil hayatın diğer alanlarında da kabul edeceğimiz sözleşmeler olacağını düşünebiliriz. Bir mağazaya, işyerine veya özel mülke girdiğimizde imzalayacağımız gönüllü sözleşmelerdir.

Anarko kapitalist sistemdeki cezaların önemli bir çoğunluğunu tazminatlar oluşturuyor. Örneğin, bu sistemde İmzaladığımız sözleşmeye uymazsak sözleşme gereğince mağdura tazminat ödememiz gerekiyor. Burada önemli soru eğer suçu işleyen kişinin ödeyemeyeceği kadar yüksek bir tazminat olursa ne olacağıdır. Anarko kapitalistlere göre bu durumda sigorta şirketleri devreye giriyor. Nasıl evimizi, arabamızı sigorta aracılığıyla koruma altına alıyorsak, bir suç işlememiz halinde oluşacak olan tazminat yine sigorta aracılığıyla karşılanacaktır (Murphy, 2020).

Yine aynı şekilde sigorta şirketleri güvenliğimizden de sorumlu olacaktır. Örneğin evimizi “X sigorta şirketi” ile sigortaladık. Buna ek olarak anlaşmamızda evimize doğal afet ve yağma gibi zarar gelebilecek durumlarda evimizde oluşacak maddi zararı ödemesi üzerine sözleşme imzaladığımızı farz edelim. Bu durumda sigorta şirketi evin güvenliği için bir güvenlik şirketi ile anlaşmak zorunda kalacaktır. Anarko kapitalistlere göre güvenlik piyasasında birbiriyle rekabet eden şirketler olacaktır. Bu hem güvenlik hizmetinin daha ucuz hem de daha kaliteli olmasını sağlayacaktır. Hem de bireylerin mülklerine zarar gelme ihtimalini düşürecektir. Sigorta şirketleri eve zarar geldiği takdirde mülk sahibine daha çok para ödeyeceği için en iyi güvenlik şirketiyle anlaşma yapmak zorundadır (Murphy,2020).

Orta Çağ İzlandası

Yazının bu bölümünde Anarko kapitalizme yakınsayabileceğimiz tarihsel örneklerden bahsedeceğim. David Friedman’a göre (1979) “Orta çağ İzlanda kurumlarının birkaç tuhaf özelliği vardır; bunlar, piyasa sistemlerinin hükümetin en temel işlevlerinde yerini alabileceği uzunlukları test etmek için çılgın bir ekonomist tarafından icat edilmiş olabilirler”. 

Anarko Kapitalizm Örneği Olarak İzlanda

Öldürmenin cezası ölen kişinin yakınlarına para cezası ödenerek çözülen bir suçtu. Kanunlar bir parlamentoda yapılıyordu ve parlamentodaki koltuklar sahipleri tarafından satılabiliyordu. İzlanda’nın sisteminin temelinde godi ve godard dini ve politik işlerle ilgilenen yerel liderler bulunuyordu ve hukuk sistemi kurulduktan sonra ülke dört çeyreğe, her bir çeyrek dokuz godorda bölündü. Her bir çeyrekte kanunları hatırlatmakla sorumlu üç senede bir seçilen sözcü vardı. 

Anarko kapitalizme benzeyen kısım mahkeme sisteminin en alt kısmındaki özel mahkemelerdi. Davacı ve davalının seçtiği “hakemler” tarafından mahkeme görülüyordu eğer dava burada sonuca ulaşmazsa bir üst seviyedeki godiler tarafından seçilen hakimlerin bulunduğu “Varthing”de davalar görülüyordu ve bir sonraki seviyede senede bir toplanan “Althing” adlı ulusal meclis bulunuyordu.  En sonunda kararlaştırılamamış bütün davalar beşinci mahkemeye gidiyordu. Merkezi olmayan, gönüllülüğe dayanan ve temelinde özel mahkemelerin bulunduğu bu sistemi anarko kapitalizme yakın görebiliriz. Bununla birlikte İzlanda’da “hükümetin” güç kullanma yetkisi yoktu. Mahkemeler sadece karar vermekle yükümlüydü. Bu sistem 960 senesinden 1262 senesine kadar sürdü.

Vahşi Batı Özelinde Anarko Kapitalizm

Vahşi Batı veya Eski Batı’da mülkiyetin korunması önemli bir problemdi. Bu problemin bölgede yaşayan insanların kurduğu resmi örgütlenmelerle çözülmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu örgütlenmelerin örnekleri ise toprak kulüpleri, sığır yetiştiricilerinin dernekleri, maden kampları ve vagon trenleridir.

Toprak Kulüpleri

Toprak kulüpleri bölgeye ilk yerleşen kişilerin devlet müdahalesi olmadan bir araya gelerek kurduğu oluşumlardır. Her bir kulüp kendi yasa ve kanunlarını uygulayarak ortaya çıkan anlaşmazlıkları ve mülklerini korumanın bir yolunu bulmuştu. Eğer biri bu yasalara uymamayı tercih ederse güç kullanımı bir seçenekti, fakat bunun daha az tercih edildiği bilinmekte (Anderson ve Hill, 1979).

Sığır Yetiştiricilerinin Kurduğu Dernekler

Sığır yetiştiricilerinin dernekleri ise yerleşim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan problemleri çözmesi için ortaya çıktı. Koruyucu dernekler, stok dedektifleri aracılığıyla yerleşimden kısa bir süre sonra problemlerini çözmeye çalıştılar. Toprak kulüplerine göre daha çok güce başvuran bu dernekleri güvenliğe olan ihtiyacın özel teşebbüsle karşılanması olarak yorumlayabiliriz.

Maden Kampları

1848 yılında Kaliforniya’da altın madenlerinin bulunmasıyla doğudan batıya büyük bir göç başladı. Altın aramaya gelen birçok şirket oraya gitmeden önce problem yaşamamak için örgütlenmeyi tercih ettiler çünkü gittikleri yerde ne polis ne de hakim vardı (Anderson ve Hill, 1979). Fakat maden şirketleri bölgeye gittiklerinde başka bir problem de ortaya çıktı. Örneğin altın madenlerinde hak iddia etme en büyük sorundu ve bu sorunları çözmek için hak iddiasında bulunanların olduğu büyük toplantılar gerçekleştirildi: Bu büyük toplantılardan biri 1859 senesinde Colorado’da yapıldı ve kanun taslağı hazırlaması için bir komite atandı (Beadle, 1882). Bu yollarla federal hükümeti işlerine karıştırmadan problemleri çözüyorlardı.

Vagon Trenleri Organizasyonu

Vagon trenleri organizasyonu Kaliforniya’ya altın aramaya giden grupları temsil ediyordu. Çıktıkları uzun yolda problemlerle karşılaşacağını düşünen bu gruplar; bu problemleri çözebilmek için kendi kanunlarını ve yargılama sistemini kurdu. Buradaki temel amaç, oradaki insanları ve mülkiyetlerini korumaktı. Aynı zamanda anayasalar oylama ve yasa değişikliği de içeriyordu. Bu yönü ile demokratik özelliğe de sahipti (Anderson ve Hill, 1979).

Anarko Kapitalizm ve Vagon Trenleri
Vagon Trenleri

Elimizdeki dört örnekte görüldüğü üzere Vahşi Batı’daki insanlar; hükümet müdahalesi olmadan gönüllülük üzerine kurulu bir şekilde ve özel teşebbüsler ile problemlerini çözmeye çalışıyordu.

Kelt İrlandası

Katolik kilisesinin yoğun etkisi ve İngiliz İstilasına kadar bu sistemin İrlanda’da var olmuş diyebiliriz. İrlanda’da ne yasama organı ne polis ne de icra memuru vardı. İrlanda Kralı bir istek olmadığı takdirde davalara müdahil olma yetkisine sahip değildi ve hukuki sorunlar diğer örneklerde olduğu gibi özel mahkemeler aracılığıyla çözülüyordu. İrlanda’yı anarko kapitalizme yaklaştıran ise özel mülkiyetin önemiydi. İrlanda hukukuna göre insanlar özgür ve özgür olmayanlar olarak ikiye ayrılıyordu: Mülk sahibi olanlar özgür olarak nitelendiriliyordu. Fakat sınıflar arasında katı bir hiyerarşi yoktu. Özgür olmayan bir kişi mülk sahibi olabileceği gibi özgür bir kişi eğer mülkünü satar ve haklarından vazgeçerse özgür olmayan sınıfına dahil olabiliyordu.

Cezalandırma sistemi ise yazının başında bahsi geçen tazminat üzerine kuruluydu. Ödenen cezanın ismi “honor- price” idi. Eski metinlerde kurbanın statüsüne, suçun ciddiyetine göre ödenen ceza miktarı değişiyordu. Ancak hukuk sisteminin gelişmesiyle birlikte işlenen suça göre sabit cezalar ödenmeye başladı (Peden,1977).

Kaynakça

Murphy,R.(2020, Haziran). Kaos Teorisi (2. Baskı). Liberus Yayınları

Friedman,D. (1979). Private Creation and Enforcement of Law. Source: daviddfriedman.com

Runolfsonn, B. (2014, Ekim). Ordered Anarchy.

Anderson, T. ve Hill, P. J. (1979). An American Experiment in Anarcho-Capitalism.

Peden, J. R. (1977). Property Rights in Celtic Irish Law

Huemer, M. (2020). Justice Under Anarchy. Source: https://www.youtube.com/watch?v=04CosP8M_XE&t=1970s

Ferhat Ege Aksaylı

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.