Covid-19 ve Demokrasinin Geleceği

Demokrasi on yılı aşkın bir süredir düşüşte ve çoğu kişi bu düşüşün Covid-19 tarafından hızlandırılacağından korkuyor. Bu yazıda bizler farklı ülkelerin koronavirüse karşı aldıkları önlemlerin katılığını ve verimliliğini değerlendiriyoruz. Demokrasiye nazaran otokratik rejimler daha katı politikaları gündemine alırken, bu tip önlemler demokrasilerdeki önlemlerden daha az etkili olmaktadır. Kolektivist ve bireysel kültüre göre karşılaştırdığımızda ise kolektivist ülkeler önlemler açısından daha başarılı bir noktada bulunmaktadır.

Ana endişe ise Covid-19’un bu demokratik düşüşü diğer ülkelerin de otoriterleşmeyi salgın misali takip etmesiyle demokratik çöküşe dönüştürmesi. New York Times’ın da belirttiği şekilde “Çin ve bir takım destekçisi Beijing’in koronavirüsteki başarısının arkasındaki temel etmenin otoriter yönetim olduğunu şiddetli bir biçimde savunuyor.” (Schmemann 2020). Dünya Sağlık Örgütü de Çin’in aldığı katı karantina önlemlerini “belkide tarihteki en iddialı, hızlı ve sert hastalık kontrolü” olarak tanımladı. Bunun üzerine şu soru akıllara geliyor: Çin bir istisna mı yoksa genel olarak otokrat rejimler insanların hareket etmesini ve virüsün yayılmasını engellemede daha katı önlemler alabilir mi? Eğer böyle bir durum söz konusu ise, alınan bu katı önlemler daha etkili midir?

Bu soruların cevabını bulmak için, hükumetlerin Covid-19 salgınına karşı reaksiyonlarının kültürel ve kurumsal dayanak noktalarını inceledik (Frey et al. 2020). Ülkelerin salgınla mücadele için aldıkları tedbirlerin katılığını ölçmek için, okul ve işyeri kapatmaları, seyahat kısıtlaması, kamusal alandaki yasaklar ve evde kalma şartlarını içeren çeşitli önlemler hakkında bilgi sağlayan, Oxford Hükümet Reaksiyonu Takip verilerini kullandık. Virüsün yayılmasını engellemek için seyahat ve hareketi kısıtlamaya yönelik alınan önlemlerin, verimliliğini ölçmek için, Google’ın yayınladığı Covid-19 Topluluk Hareket Raporlarından faydalandık.

Şekil 1’de daha katı önlemler alındıkça, seyahatin bir takım seçilmiş ülkelerde azaldığını görüyoruz. Fakat, yol dışındaki hareketlerde geniş bir dağılım -önlemlerde benzer katılığa sahip olmalarına rağmen- görmekteyiz.

Demokrasi Veri
Şekil 1 Karantina Ölçüleri ve Hareketlilikte Ülke Geneli Azalma

Otoriter hükümetler hareketliliği azaltmada daha mı etkili?

Şüphesiz, demokrasilerde politik fikir ayrılıklarının ve iş dünyasının çıkarlarının katı karantina uygulamalarını zorlaştırması mümkündür. Demokrasi ölçümü için Freedom House’un demokrasi indeksini (2020) kullandık. Daha otoriter rejimlerin daha katı karantina önlemleri aldığını ve temas izleme gibi özel hayatı ihlal eden tedbirleri temel aldığını bulduk. Buna karşın regresyon analizimiz otoriter rejimlere benzer hareket kısıtlamaları uygulayan demokratik rejimlerde hareketliliğin daha fazla azaldığını gösteriyor. Devlet kapasitesini, kişi başına düşen milli geliri, geçmiş salgın tecrübelerini hesaba kattığımızda da aynı sonuç ortaya çıkıyor. Siyasal hakları ve insan haklarını ölçen tamamlayıcı veriler ışığında, daha fazla özgürlüğün seyahat ve hareketlilikte daha fazla azalma ile ilişkili olduğu ortaya çıkıyor (Frey et al. 2020).

Bu ilişkilerin nedensellik içerdiğini söyleyemeyiz, fakat bu ilişkiler bize otokrat rejimlerin daha katı önlemler alırken, daha az verimli olduğuna ilişkin anlamlı bir görüntüyü de sergilemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, Çin’in aldığı katı önlemler medyanın dikkatini cezbederken, diğer Doğu Asya ülkeleri Covid-19’a karşı daha etkili reaksiyonlar vermiştir.

Kültürel Değerler ve Hareket Kısıtlamalarının Verimliliği

Bazı kültürlerin diğerlerine nazaran daha fazla itaatkâr olduğunu ve bu sayede daha katı önlemleri takip etmede daha başarılı olduklarına yönelik bir başka teori de mevcuttur. Toplumlar kültürel alanlarda farklılaştırmaktadır. Kültürlerarası psikologlara göre ana farklılığı ferdiyetçi ve kolektivist kültür ayrımı oluşturmaktadır (Heine 2007, Henrich et al. 2010, Schulz et al. 2019).

Bilim insanları ferdiyetçiliğin çalışmaya ve yeniliğe sosyal statü kazanımları sağlayarak ekonomide yüksek büyüme oranlarına yol açtığını göstermiştir (Gorodnichenko and Roland 2011). Özellikle ABD, İsveç ve Birleşik Krallık gibi ferdiyetçi kültürlere sahip ülkelerin daha yenilikçi olduğu ve daha fazla patente sahip olduğu ortadadır (Gorodnichenko and Roland 2017).

Öte yandan denemeyi ve yeniliği destekleyen ferdiyetçi kültürün salgına karşı koordineli bir aksiyon alması daha zordur. Bunun sebebi ise ferdiyetçi toplumlarda yaşayan insanların kendi çıkarlarını toplumun çıkarlarından daha fazla takip etmeye meyilli olmasıdır. Buna karşın uyumluluğu ve üstlere ve topluma bağlılığı öne çıkaran kolektivizm ortak bir tavır sergilenmesini kolaylaştırır (Gorodnichenko and Roland 2015).

Ülkeler arasındaki ferdiyetçiliğin ve kolektivizmin dağılımını ölçmek için, genel olarak kullanılan ve amaçlar, başarı yönelimi ve aile bağlarını konu alan soruları içeren Hofstede ölçeğini (2001) kullandık. Buna ek olarak, bağlılığa yönelik fikirler hakkında Dünya Değerler Anketini baz alan bir ölçek tasarladık. Regresyon analizimiz benzer önlem katılığına sahip olan ülkelerden ferdiyetçi kültüre sahip olanlar hareket kısıtlamada daha az başarılı olurken, bağlılılığı öne alan ülkelerin daha fazla başarılı olduğunu göstermiştir. Kolektivist ülkelerin Covid-19’a karşı seyahati ve hareketliliği kısıtlama açısından daha koordineli bir yaklaşım sergilediğini de ileri sürmektedir. Parka gitmek gibi zorunlu olmayan aktivitelerde de keskin düşüşler yaşandığını bizlere aktarmaktadır (Frey et al. 2020).

Demokrasi Veri
Şekil 2 Ferdiyetçilik, Bağlılık ve Hareketlilikte Azalma

Son Sözler

Demokrasi on yılı aşkın bir süredir düşüşte (Diamond 2019) ve çoğu kişi bu düşüşü Covid-19’un daha da hızlandıracağından korkuyor. Büyük oranda bir gücü eline geçiren Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte bir ay sürecek olan ve sıkıyönetim benzeri bir karantina uygulaması yapma uyarısında bulundu. Buna ek olarak 30 Mart 2020’de Macaristan Parlamentosu Viktor Orban hükümetine süresiz OHAL yetkisi verdi.

Otokrat rejimlerin krize nasıl tepki verdiğine baktığımızda demokrasi düşüşünün hızlanacağına ilişkin bir beklentiye sahip değiliz. İlk olarak, otokrat rejimlerin şeffaflıktan yoksun olması şüphesiz pandemiyle mücadelede büyük bir engel teşkil etmektedir. Türkmenistan’da salgın hakkında konuşan insanlar gözaltına alınırken doktorların Covid-19 tanısı koyması yasaklanmıştır. Ek olarak, Başkan Xi Jinping’in talimatı ile Çin başarılı bir şekilde virüse karşı güçlü ve ortak bir önlem alırken, ilk zamanlarda şeffaflıktan verilen ödün sebebiyle salgın Çin’de ve dünyada yayılmadan önce virüsün yayılmasını engellemek için belirleyici olan önlemler gecikmiştir (Ang 2020). İkinci olarak, araştırmalarımızın öne sürdüğü üzere otokrasilerin daha katı önlemler almasına karşın demokrasiler seyahat ve hareket kısıtlamasında daha etkili olmuştur. Bu yüzden, otokratlar karşılaşılan sıkıntıları sıklıkla kendi menfaatine kullanma çabası içinde olurken, bu boyutlarda bir pandemi yönetimi dünyaya hitap etmemektedir.

Çin sadece otokrat rejime sahip olmayıp güçlü bir devlete (Fukuyama 2011) ve kolektivist kültüre (Talhem et al. 2014) de sahiptir. Fakat aynı durum Güney Kore ve Tayvan gibi demokratik ülkeler için de geçerlidir. Geniş bir literatüre dayanarak, bir ülkenin hareket kısıtlaması uygulama kapasitesi, kültürünün yanısıra, salgın süreciyle nasıl başa çıktığını açıklamada daha geçerli bir ölçek olduğunu bizlere gösterdi. Kültürlerarası psikologların izini takip edersek kolektivist kültürlerin salgınla mücadelede daha başarılı olduğunu görmekteyiz. Bulgularımız uyumluluğu ve üstlere ve topluma bağlılığı öne çıkaran kolektivizm ortak bir tavır sergilenmesini kolaylaştırdığına ışık tutmaktadır (Gorodnichenko and Roland 2015; Schulz et al. 2019). Hofstede (2001) ölçeğine göre yüksek derecede kolektivist olan Doğu Asya ülkelerinde toplumu korumak için maske takma alışkanlığı kayda değer bir şekilde Batı ülkelerinin yaklaşımları ile çelişmektedir.

Kolektivist toplumlar salgın gibi ortak aksiyon gerektiren salgınlarda daha iyi bir konumda bulunurken, buna karşın tarihsel olarak daha düşük ekonomik büyüme (Gorodnichenko and Roland 2011), dinamizm ve yenilikçiliğe (Gorodnichenko and Roland 2017) sahip olmuşlardır. Bunların yanısıra büyük atılımlardan ziyade kademeli bir gelişmeye odaklanmışlardır (Chua et al. 2019).

Covid-19 ile mücadele, virüsün yayılmasını engellemek için koordinasyonun dışında tedavi ve aşılar bulmak için yeniliğe de gereksinim duymaktadır. Salgınlar tanım gereği dünya çapındadır ve bu sebeple ferdiyetçi ülkelerin yenilikçi kapasitesine ve kolektivist ülkelerin üretim ve koordinasyon becerilerine ihtiyaç duymaktadır.

Kaynakça

Chua, R Y, K G Huang and M Jin (2019), “Mapping cultural tightness and its links to innovation, urbanization, and happiness across 31 provinces in China”, Proceedings of the National Academy of Sciences 116(14): 6720-6725.

Freedom House (2020), Democracy Index. 

Frey, C B, G Presidente, C Chen (2020), “Democracy, Culture, and Contagion: Political Regimes and Countries Responsiveness to Covid-19”, Covid Economics 18.

Gorodnichenko, Y and G Roland (2011), “Which dimensions of culture matter for long-run growth?”, American Economic Review 101(3): 492-98.

Gorodnichenko, Y  and G Roland (2015), “Culture, institutions and democratization”, National Bureau of Economic Research Working Paper No w21117.

Gorodnichenko, Y and G Roland (2017), “Culture, institutions, and the wealth of nations”, Review of Economics and Statistics 99(3): 402-416.

Hale, T, S Webster, A Petherick, T Phillips and B Kira (2020), “Oxford COVID-19 Government Response Tracker”, Blavatnik School of Government. 

Heine, S (2007), Cultural Psychology, New York: Norton.

Henrich, J, S J Heine and A Norenzayan (2010), “The weirdest people in the world?”, Behavioral and Brain Sciences 33(2-3): 61-83.

Hofstede, G (2001), Culture’s consequences: Comparing values, behaviors, institutions and organizations across nations, London: Sage Publications.

Nisbett, R E, K Peng, I Choi and A Norenzayan (2001), “Culture and systems of thought: holistic versus analytic cognition”, Psychological Review 108(2): 291.

Schmemann, S (2020), “The Virus Comes for Democracy Strongmen think they know the cure for Covid-19. Are they right?”, New York Times, April 2.

Schulz, J F, D Bahrami-Rad, J P Beauchamp and J Henrich (2019), “The Church, intensive kinship, and global psychological variation”, Science 366(6466).

Talhelm, T, X Zhang, S Oishi, C Shimin, D Duan, X Lan and S Kitayama (2014), “Large-scale psychological differences within China explained by rice versus wheat agriculture”, Science 344(6184): 603-608.

Çeviri Ekibi

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.