Libya ‘daki Gelişmeler Işığında Bölgedeki Son Durum

4 Haziran’da Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış Libya güçlerinin başkent Trablus’u tamamen ele geçirdiğini duyurması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz dış politikasının açık bir zaferi olarak algılanabilir. General Hafter çekiliyor , Rusya’nın Magner Grubu’na bağlı paralı askerleri Libya’yı boşaltmaya hazırlanıyor ve yeni ateşkes görüşmeleri de kapıda. Bu başarılara karşın çoğu şey belirsizlğini koruyor.

Şu çok açık ki, bu Libya İç Savaşı’nda bir galibiyet değil ancak erteleme. Herhangi bir haritaya baktığınızda Hafter’in ülkenin büyük bölümünü kontrol ettiğini görürüz. Bunların içinde önemli petrol sahaları da var elbette. Hafter son dokunuşunu ve zaferini Trablus üzerinden elde edecekti. Türkiye bunu tersine çevirdi, ama şimdilik sadece Trablus ekseninde güvenlik sağlandı ve Hafter’in kontrolündeki kuzeybatı kıyıları ve Tunus sınırı da kazanıldı. Ama bu sadece bir geri çekilme, mağlubiyet değil.

Türkiye ne kazandı?   

Türkiye, Libya sorununda inkar edilemez bir rol kazandı. Tabi Türkiye buradaki tek aktör değil ama önemli aktörlerden biri. Bu geçen hafta Libya Başbakanı Sarraç’ın kendisinin yardımcısı Ahmed Weitig Moskova’yı ziyaret ederken, Ankara’yı ziyaret tercihinden de görüldü. Türkiye’nin bundan sonra Rusya ile beraber, bu çatışmadaki garantörlerden biri olduğunun da altı çizildi.

Libya Türkiye dostluk
Fotoğraf Anadolu Ajansı’ndan alınmıştır.

Ancak sahadaki vekalet savaşları çok karışık bir durumda. Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin yanında Türkiye’nin haricinde Katar ve İtalya da var. İsyancılar köşesinde ise Rusya,Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Fransa var. ABD ise ikisinin arasında kararsız gözüküyor. Herkesin birbirinin arkasından düşman şüphesiyle bakması, bunları yaparken ise müttefik gibi görünmesi ve bu gibi faktörlerin hepsi daha fazla kafa karışıklığı ve güven sorunu sorunu demek.

Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin desteği konusunda İtalya’dan da destek almasına rağmen, Avrupa Birliği Türkiye’nin konuya müdahil olmasını eleştiriyor ve bunların yanında eğer Fransa denklemin içinden çıkarılırsa İtalya’nın hala Türkiye’nin yanında olup olmayacağı da merak konusu. İtalya da tıpkı Türkiye gibi Libya ile tarihsel bağlarla bağlı ve Libya’yı jeopolitiğinin arka bahçesi olarak görüyor. İki tarafın da bu konuda örtüşmesi bir ihtilaf çıkarmaya gebe.

Türkiye’nin burada bir başka çıkarı ise ekonomi. Ankara, Kasım 2019’da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölge anlaşması imzaladı. Ancak bu anlaşma Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve Mısır tarafından henüz tanınmadı. İsrail’in de Yunan tarafında yer alması, Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırdığı gibi Libya’daki varlığını çok önemli hale getiriyor.

Türkiye, şirketlerinin aylar içerisinde Libya’nın karasularının da dahil olduğu bölgede sondaj çalışması yapabileceğini açıkladı. Bu, Türkiye’nin olabildiğince hızlı şekilde, bölgedeki askeri gücünün yerini siyasi yerleşiminin alacağını gösteren önemli bir gelişme. Eğer General Hafter kendi alanına çekilmeye zorlanırsa, Türkiye’nin, bölgedeki ekonomik çıkarları üzerinde eli daha da rahatlamış olacak.    

Peki ya Rusya?

Rusya ise kendi soğuk uyuşmazlıklarını özel bir şekle büründürdü. Gürcistan’da Abhazya ve Güney Osetya’dan Doğu Ukrayna ve Suriye’ye kadar Rusya azami çıkarı doğrultusunda sorumluluk almadan zafer ilan etti.

Libya Erdoğan ve Putin
Fotoğraf: Reuters’dan alınmıştır.

Suriye’de olduğu gibi Libya’da da Türkiye ve Rusya karşı karşıya gelen iki aktör halinde. Ancak belki de bu iki devlet ilk bakışta görülenden çok daha farklı bir şekilde birbirine bağımlı bir ilişkiye sahip . Eğer biri havlu atıp ve geriye çekilip, diğerine temiz bir alan bırakırsa bu ne anlama gelir? Hem siyasi hem ekonomik hem de askeri anlamda Suriye’de veya Libya’da bu daha çok sorumluluk getirir.

Bu iki taraftan hangisi Libya düzleminde ulus devlet inşasında yegane sorumluluğa sahip olmak istiyorsa bu inşaatın temelden başlayacağını unutmamalı. İki taraf için de, kendi önceliklerini eşit sorumluluk almadan ön plana çıkarabilmek daha tatminkar ve ulaşılabilir bir hedef. Dahası, bunu garantör olarak kamu diplomasisi ile barışçıl çözümler sunarak sağlayabilirler.

Bunların hepsi Türkiye’nin Libya’da kazandığı zaferlerin ne kadar anlamlı olduğunu tartışmalı hale getiriyor. Bu zaferler Rusya’yı sistemin dışına mı itiyor yoksa Kremlin Hafter’in başkenti alamayacağı yönünde hesaplama yapmış mıydı? Belki de Rusya, onların biraz sendeleyip ona muhtaç olmasını bekliyor, böylelikle olası zaferin daha fazla Rus müdahalesi gerektirme olasılığını düşürmeye çalışıyorlar.

Yeni Bölgesel Düzende Türkiye

Libya, Birleşik Devletler’in küresel güvenlik garantörü rolünü bırakmasından sonra, yeni düzendeki çatışmaların ne kadar istikrarsız ve çok boyutlu olduğunu özellikle Arap dünyasında bizlere gösteriyor. Bu çatışmalar birçok yerel milisin birbirleriyle çatışmasından kaynaklanıyor ve sonucunda hiçbir yerel milis kendi kendine tüm devletin kontrolünü ele geçirecek kadar güce sahip olmuyor. Sonuç olarak buradaki her grup, diğer bölgesel ve uluslararası aktörlerden yardım isteyip karşılığında kendi jeopolitik pozisyonlarından taviz veriyorlar.

Libya, diğer tüm yeni çatışmalarda olduğu gibi topyekun savaş ve kazananın ulusun tüm çıkarlarını kazanacak şekilde ayrılmasından uzak. Bu savaşlar geleneksel iç savaş konseptlerini taşımıyorlar. Buradaki kazanımlar daha çok parçalı şekilde oluyor. Kimse mutlak bir zafer elde edemiyor. Dondurulmuş ihtilaflar ise sürekli devam ediyor.

Libya’daki uyuşmazlık hala çok sıcak ancak daha hala çözümlenememiş kalacağa benziyor ve daha önümüzdeki bir çok yıl bu böyle devam edecekmiş gibi görünüyor. Bunun sebebi savaşın sadece Libya çıkarları için değil çok taraflı çıkarların üzerine kurulmasından kaynaklı.

Her ne olursa olsun, Türkiye Libya’daki askeri hareketi kazanım sağlayabilir ve Akdeniz’in tampon görevi görmesiyle birlikte-Suriye’de eksikliği yaşanan bu durum- Türkiye ile Tripoli arasındaki gelişmekte olan ilişkilerinde daha az kayıp ile daha iyi bir geri dönüş potansiyeli de mevcuttur.

Çeviri Ekibi

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.