Yasama, Yürütme, Yargı, MEDYA! -III-

Giriş

            Bu serinin ilk yazısında günümüzün tartışmasız bir şekilde en iyi yönetim biçimi kabul edilen demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan kuvvetler ayrılığından ve medyanın bu unsur içerisinde dördüncü bir kuvvet olarak yer edinişinden bahsetmiştim.

            İkinci yazıda ise basın özgürlüğünün kapsamı nedir, beyan edilmiş bir ifade ne zaman basın hürriyetinin sınırları dışına çıkarak suç teşkil eder hale gelir, ulusal güvenlik ve basın özgürlüğü ilişkisi nedir, kişisel haklar ve basın özgürlüğü ilişkisi nedir gibi soruların cevaplarını vermeye çalışmıştım ve daha anlaşılır kılmak adına geçtiğimiz aylarda yaşanmış iki örnek olayı izah etmiştim.

            Serinin üçüncü ve son yazısında ise hükümetin yeni sosyal medya kanunuyla neyi amaçladığını değerlendirmeye çalışacağım.

Sosyal Medya Kanunu Neler Getiriyor

  • Kanunen suç unsuru bulunduran bir paylaşımın yer aldığı site komple bloke edilmeden yalnızca suç teşkil eden paylaşımın kaldırılması yoluna gidilmesi sağlanacak.
  • Kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda 4 saat içinde içeriğin çıkarılması veya engellenmesi talep edilebilecek. Uyulmaması halinde ciddi miktarda para cezası yaptırımları uygulanacak. Ayrıca hakkı ihlal edilen kişiler unutulma hakkı kapsamında söz konusu içeriğin arama motorunda gözükmemesini de talep edebilecek.
  • Yukarıdaki maddeye ilişkin istatistikleri de barındıran raporlar 6 ayda bir Türkiye’ye verilecek.
Sosyal Medya Yasası
(İllüstrasyon/Abstract vector created by freepik – www.freepik.com)
  • Türkiye’den günlük erişimi 1 milyon kişiyi bulan sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’de temsilci bulunduracak. Temsilcinin gerçek kişi olması halinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekecek. Riayet edilmemesi halinde yüksek miktarda para cezası uygulanabilecek. Para cezalarından sonra temsilci atama talebine hala uyulmuyorsa reklam yasağı uygulanacak. Reklam yasağından sonra da temsilci atanmamışsa sulh ceza hâkimliğince sırasıyla %50 ve %90’a kadar bant daraltma cezası verilebilecek.
  • Sosyal ağ sağlayıcı, içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi ile özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesini gerektirecek içeriklere yönelik kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlü olacak. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilecek. Uyulmaması halinde para cezası verilebilecek.
  • Sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’de ikamet eden kullanıcıların verilerini Türkiye’de tutacak (İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişklik Yapılmasına Dair Kanun, 2020).

Hükümetin Yasayı İsteme Nedenleri

  • Sosyal medyada gerçekleşen hukuka aykırılıklar konusunda hukuk sisteminin mevcut işleyişi yavaş kalıyor. Yeni yasayla adaletin tecelli etme süresi hızlanacak.
  • Terör, iftira, küfür, kadın ve çocuk istismarı, suç ve suçluyu övme, şiddeti özendirme, kamu düzenini bozma ve nefret suçları sosyal medyada işlendiğinde yaptırımsız kalmayacak. Yasalarda suç sayılan her fiil sosyal medya paylaşımları için geçerli olacak.
  • Sosyal ağlar denetim altına alınabilecek. Böylelikle yabancı ülkelerin Türkiye’de istihbarat faaliyetlerinde bulunması engellenecek, paylaşılan yalan haberlerin önüne geçilecek, ırkçılık ve İslamofobi gibi nefret söylemleri engellenebilecek, siber zorbalığın yarattığı travmalar önlenebilecek…
  • Yasalara aykırı veya kişilik haklarını ihlal eden içeriklerle mücadele etme konusunda muhatap bulmak kolaylaşacak. Zira çokuluslu yapılara sahip internet şirketleri devletler tarafından yaptırıma tabi tutulamıyor.
  • Yine ulus üstü yapısı nedeniyle kötü niyetli kullanıcıların kimliklerini gizleyerek suç işlemesi engellenecek. Böylece bu durumdan etkilenen bireyler anayasal haklarının korunması konusunda devletten bekledikleri güvenceler yerine getirilmiş olacak.
  • Devletlerin, temel hak ve özgürlüklerin korunması, toplumun refahı, kamu düzeni ve milli güvenliğin sağlanması gibi yükümlülükleri dikkate alındığında, egemenlik yetkisi kapsamında hukuk kuralı koyma ve bunu uygulama meşruiyetlerinin bulunduğunda kuşku yoktur. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal medyanın düzenlenmesine ilişkin bu yasayı çıkarmaya muktedirdir.
  • Bu yasayla çocuklar ve gençler internetteki kirlilikten korunacaktır. Nitekim İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerde de benzer yasal düzenlemeler mevcuttur.
  • Çocukların cinsel istismarı, fuhuş, kumar ve uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma gibi suçları oluşturan yayınlarla mücadele edilmesi kolaylaşacaktır.
  • Yasal düzenlemede kademeli ve yargı denetimine açık bir usul tercih edilmiştir. Yani örneğin bant daraltma kararları iktidar tarafından keyfi bir biçimde değil bağımsız ve tarafsız Türk Yargısı tarafından verilecektir.
  • Hali hazırda mevcut sosyal ağ sağlayıcıları Türk mahkemelerinin kararlarının birçoğuna uymamaktadırlar. Bu düzenlemeyle bunun önüne geçilecektir. Zira ülkemizde doğan verilerin ülkemizde tutulması bunu kolaylaştıracaktır.

Muhalefetin Yasayı Bu Şekliyle İstememe Nedenleri

  • Sosyal medya alanında yapılacak yasal bir düzenleme ciddi bir çalışma ve tartışma sonucunda titizlikle hazırlanmalıdır. Çünkü demokrasinin olmazsa olmazlarından basın özgürlüğüyle hukukun olmazsa olmazlarından kişilik hakları gibi alanlara temas eden bir düzenlemenin ciddi sonuçları olacaktır.
  • Sosyal medyanın ulus üstü olma vasfı sayesinde ulusal iktidarı ellerinde bulunduranların denetlenmesi medya aracılığıyla kolaylaşmaktadır. Zaten küresel aygıtların başlıca getirilerinden biri budur. Bunun engellenmesi yönetimin denetlenmesini güçleştirecek, dolayısıyla şeffaf olma zorunluluğunu yumuşatacak hatta belki de ortadan kaldıracaktır.
  • Yasada düzenlenen para cezalarının miktarları, ifade özgürlüğü alanını kısıtlayacak derecede fahiştir ve ölçülülük ilkesine aykırıdır. Düzenleme yapılırken sadece küresel ölçekte hareket kabiliyetine sahip platformlar göz önünde bulundurulmuştur. Daha yerel ve küçük kitlelere hitap eden sosyal medya sağlayıcılarının bu miktarlarda cezalara tabi tutulmaları mümkün değildir.
  • Anlık olarak çok sayıda paylaşımın dolaşıma sokulduğu sosyal medyanın tek tek Türkiye’ye özel ayıklama yapması ve tek tek başvurulara dönüş yapması oldukça zor ve külfetli hatta belki de imkânsızdır.
  • İçeriğin engellenmesi veya çıkarılması kapsamı dışında yorumlanarak sansüre ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açan uygulamalara gidilmesinin yolu açılmış olacak.
  • Ak Parti Genel Başkanı sıfatını taşıyan Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan en basit eleştiriler bile Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ifadeye çağrılmakta hatta haklarında dava açılmaktadır. Yeni düzenlemeyle birlikte kişilerin anonim kalma özgürlüklerinin de önüne geçileceğinden bu soruşturma ve dava sayılarında son zamanlarda katlanarak büyüyen artış daha da hızlanacaktır.
  • Yargı bağımsız ve tarafsız davranmadığı için yasada mahkemelere atıf yapılmasının göz boyamak dışında herhangi bir getirisi yoktur.
  • Sosyal medya kuruluşlarının denetlenmesi değil baskıyla kontrol altına alınması, bunu kabul etmiyorsa erişime kapatılması hedeflenmektedir.
  • Unutulma hakkıyla kişilerin haklarının korunması değil hükümete yönelik geçmişe dönük eleştirilerin ortadan kaldırılarak insanların bunu unutması ve gelecek nesillerin bunlardan haberdar olmaması sağlanacaktır.
  • Benzer kanunlara yer verildiği iddia edilen Avrupa ülkelerindeki hukuk ve insan hakları seviyesine bizim ülkemizde ulaşılamamıştır. Dolayısıyla Almanya’da da benzeri var demek bir şey ifade etmez.

Sosyal Medya Kanunu Hakkındaki İddialarının Değerlendirilmesi

            Çıkarılan yasayla ilk başta her ne kadar kişilik haklarının tam olarak güvenceye alınması, toplum huzurunu bozmak isteyenlerin engellenmesi ve yasadışı eylemde bulunmak maksadıyla hareket edenlerin önlenmesi amaçlanıyormuş gibi gözükse de sağlıklı bir değerlendirme için hükümetin önceliklerini hatırlamakta fayda var.

            Öncelikle siyasi davalarda iddianame hazırlanması, yargılamanın yapılması… mümkün olduğunca geciktirilerek hakkında yargılama yapılan kişi yeterince mağdur ediliyor: Örneğin Osman Kavala, Selahaddin Demirtaş… Dolayısıyla hukukun işleyişini hızlandırmayı hedefledikleri iddiası pek de inandırıcı değil.

            Suçlarla daha etkin mücadele edileceğinden bahsedilmiş. Oysa örneğin geçtiğimiz aylarda kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan devlet televizyonuna çıkarılmıştı ve yargı bunun basın özgürlüğü kapsamına girdiği için soruşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yani topluca suçlarla mücadeleyi güçlendirme iddiaları da tutarsız gözüküyor zira muhalefet, yasa tasarısına itiraz ederken Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun nasıl da keyfi biçimde kullanıldığına değinmiş zaten.

            Onun dışında şirketlerin küresel oluşuna ve dolayısıyla kontrol edilemeyişine atıf yapılmış. Bunun milli güvenliği tehdit ettiği öne sürülmüş. Bir önceki yazımızda milli güvenlik (devlet bekası) kavramının hukukun belirlilik ilkesine aykırı olduğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla yasa, devletin bekasından ziyade, hükümetin beka tanımının korunması için çıkarılmış desek daha doğru olur. Zira bana kalırsa insanların fikirlerini özgürce ifade edebilmeleri devletin bekası için olmazsa olmaz.

            Son olarak idarenin keyfiyetine bırakılmadığı, mahkemelerin de denetim sürecinde yer aldığı ifade edilmiş. Ayrıca hukukun üstünlüğü sıralamalarında üst sıralarda yer alan Almanya, Fransa gibi ülkelerde de benzer yasaların olduğu söylenmiş, bu yolla mevcut yasaya meşruiyet kazandırılmaya çalışılmış. Oysa biliyoruz ki önce Cumhurbaşkanı sonra da İçişleri Bakanı en üst yargı mercii olan Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımadıklarını ifade etmişlerdi. Akabinde de Anayasamıza aykırı biçimde bir alt mahkemenin Anayasa Mahkemesi’nin kararını tanımadığına şahit olmuştuk.

            Dolayısıyla kanunu çıkarmak için ileri sürdükleri iddialar her ne kadar makul hatta desteklenebilir gözükse de altta yatan asıl amaçları nedeniyle muhalefetin kaygılarını paylaşmayı daha mantıklı buluyorum. Umarım fazla paranoyakça düşünüyoruzdur (!).

Kaynakça

Ahmet Baha ŞARMAN

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi lisans öğrencisiyim. Siyaset ve Hukuk Felsefesi ile ilgileniyorum.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.