1973 Arap İsrail Savaşı

Bir önceki yazımda Üçüncü Arap İsrail Savaşı diğer adıyla Altı Gün Savaşı’ndan bahsetmiştim. Şimdi ise bu savaşlar silsilesinin sonuncusu Dördüncü Arap İsrail Savaşı diğer adıyla Yom Kippur Savaşı’ndan bahsedeceğim. Yahudilerin en kutsal günü olan Yom Kippur gününde başladığı için savaşa bu isim verilmiştir. Bu savaş, Araplarla İsraillilerin karşılaştığı son savaştır. Bundan sonra büyük çaplı bir sıcak çatışma gerçekleşmemiştir.

Savaştan Önceki Durum

Altı Gün Savaşı’ndan sonra Araplar umutlarını BM’ye ve Sovyetlere bağlamıştı ancak sorun sürüncemede kalmıştı. Ne BM’den ne de ABD-Sovyet görüşmelerinden bir şey çıkmamıştı. Bunun sonucunda Arapların kafasında sorunun tek çözümü için topyekûn bir savaş gerektiği kanısı güçlenmeye başlamıştı.

İsrail ve Savaş Öncesi Rehavet

İsrail ise Altı Gün Savaşı’ndan sonra rehavete kapılmıştı ve Süveyş Kanalı’nın doğu kıyısına Fransızların inşa ettiği Maginot Hattı’na benzer Bar Lev Hattı’nı inşa etmişti. Bu hat kıyı boyunca doğan ve bir engel oluşturan yamaçlara ek olarak İsrail ordusu tarafından, yüksekliği 15 metre ile 25 metre arasında değişen kumdan setlerle oluştuulrmuştu. İsrailliler setlerin arkasında her biri 4000 metrekare yer kaplayan küçük kalecikler inşa etmişti. Bu kalecikler betondan yapılmıştı ve aralarında demiryolu döşeliydi. Kaleciklerin tavanı 2 metre kalınlığında bir betonla kaplıydı. Kaleciklerin arasında tank mevzileri bulunuyordu. Bu mevzilere tırmanan tanklar kum setlerinin yüksekliğine ulaşabiliyordu. Kum setleri tankın gövdesini maskelerken tankın topuyla kanalın batı yakası güvenli bir şekilde topa tutulabiliyordu. Doğu yakasında petrol taşıyan boru hatları döşenmişti. Bir saldırı sırasında bu borulardan kanala napalm akıtılacak ve sonra da yakılacaktı. Böylelikle kanal, ortaya çıkacak 700 derecelik bir sıcaklıkla büyük bir mangala dönüşecekti.

İsrail-Arap Savaşı
Bar Lev Hattı

Savunma hattını gezen İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan büyük bir gurur ve kendine güvenle “Bu hatları aşmak ancak Amerikan ve Sovyet istihkam birliklerinin birlikte çalışması ile mümkün olabilir.” diyordu. Bir yıl önce burayı denetleyen bir Sovyet yetkilisi ise “Bu savunma hattını ancak bir atom bombası yok edebilir” diyordu (Kumaraswamy, 2000).

İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan
İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan (Fotoğraf/David Eldan,GPO)

İsrail ve Arap Güçlerinin Savaş Hazırlıkları

Araplar bu hattı geçmek için çok düşündüler. En sonunda su motorlarının kum tepelerini yıkmaya yarayacağını düşündüler. Avrupa’dan sulama amaçlı alınan su motorları gayet iyi bir silah olacağını kanıtladı. Yaklaşık 350 kadar su topu birkaç saat içinde 60 kadar gedik açmıştı. Arapların diğer yaptığı hazırlık ise komuta kademelerine liyakat usulü subaylar atanmasıydı. Altı Gün Savaşı’ndan önce Mısır’ın ve Suriye’nin komuta kademesi darbe yapmayı engellemek amacıyla atanıyordu. İktidara en yakın komutan genelde Genelkurmay Başkanı oluyordu. Bundan çok ders çıkarılmıştı. Tecrübesi yüksek subaylar atandı. Sovyetlerden en üstün silahlar satın alındı. Hatta Sovyet uçaksavarları savaşın ilk saatlerinde 50’ye yakın uçak düşürmüştü. Ayrıca ustaca yanıltmaca taktikleri uygulandı. Elektronik sistemler hiç kullanılmadı. Kullanılsa da bu sistemler sadece İsraillileri yanıltmak için kullanıldı. Yanıltıcı taktiklerden bir başkası da savaştan yarım saat önce bile miğfersiz ve silahsız askerler cephe hattında görülebiliyordu. Hatta ön cephedeki subaylara Umre izni bile veriliyordu.

İsrailliler ise önceki savaşları kazanmanın rahatlığını yaşıyorlardı. Rehavet komuta kademesi dâhil bütün askerlerde vardı. Bar Lev Hattı’nın kurulması ve geçilemeyeceğine dair inanç tüm İsraillileri sarmıştı. Bunun için ekstra tedbirlere hiç ihtiyaç duyulmadı. Sovyet yetkililerinin ve ailelerinin hava yoluyla tahliyesi İsrailli subaylarda kuşku uyandırdı ve ordular alarma geçirildi.

Savaş Tamtamları

Mısır ve Suriye savaşa hazırlandı. 6 Ekim 1973’te, İsraillilerin kutsal günü Yom Kippur’da Mısırlıların ve Suriyelilerin başlattığı saldırıyı Irak, Ürdün, Fas ve Cezayir de destekledi. İsrail’i ise ABD destekliyordu. Arap devletlerinin neredeyse hepsi Mısır’a ve Suriye’ye siyasal ve ekonomik açıdan destek verdi.

Mısır uçakları ilk başta Bar Lev Hattı’ndaki İsrail hedeflerini vurdu. Aynı zamanda Mısırlılar Kanal’ın altına açılan petrol hatlarını betonla kapattı. Sonra da Mısır askerleri sessiz bir şekilde Süveyş Kanalı’nı botlarla geçti. Arkadan gelen botlarla hafif teçhizatlarını alıp su toplarıyla gedik açıp savunma hattını yardılar. İsrail şoka uğramıştı. Şaşkınlık yüksekti ama İsrail’in organizasyon gücü daha yüksekti. İsrail, çok kısa süre içerisinde mevcudunu 300 bin askere kadar çıkardı. Suriye de Golan Tepeleri bölgesinde Mısırla aynı taktiği izledi. Önce uçaklar vurdu, sonra da kara birlikleri büyük hızla Golan Tepelerini ele geçirdi.

Hafız Esad

İsrail ilk önceliği Suriye’ye verdi. Suriye ilk başta büyük başarı elde etse de İsrail tanklarının üstünlüğü ve takviyelerin erken gelmesi sebebiyle Suriye ordusu geri çekildi. Şam’a kadar ilerleyen İsrail tankları Irak’ın ve Suudi Arabistan’ın asker göndermesiyle durduruldu.

Süveyş’in karşı tarafına geçen İsrail askerleri, kanalın doğusunda kalan Mısır güçlerini arkadan kuşattı. Enver Sedat, Mısır ordusunu arkadan kuşatan İsrail güçlerine karşı koymak için Süveyş’in batısında konuşlanan askerlerinin tekrar kanalın doğusuna hareket ettirilmesi önerisine, bunun geri çekilme olarak algılanacağı ve askerlerde moral bozukluğuna sebep olabileceği gerekçesiyle karşı çıktı. Mısır’a pahalıya mal olan bu karar, savaşın İsrail lehine dönmesine neden oldu. Mısır ordusunun büyük bir kısmının Sina’da olması sebebiyle Süveyş Kanalı’nın batısında kalan hava savunma sistemlerini koruyacak yeterli güç bulunmuyordu (Deveci, 2018).

İsrail’in 18 Ekim’de kanalın batı tarafına gönderdiği takviye güçler, Mısır’a ait hava savunma sistemlerinin büyük bölümünü imha etti. Bu da İsrail uçaklarının yeniden Sina Yarımadası’nda saldırılarına başlamasına olanak sağladı (Deveci, 2018).

Son Notlar

Savaş daha da uzayabilirdi ancak 7 Ekim’de petrol üreten Arap ülkelerinin Avrupa ülkelerine ve ABD’ye verdikleri petrolü azaltacaklarını açıklamaları BM’nin ateşkes kararı almasına sebep oldu. 25 Ekim’de BM Barış Gücü görev yerine yerleştirildi. Bununla birlikte sular duruldu. 1974’te imzalanan antlaşma İsrail’in en büyük Arap devleti tarafından tanınmasına olanak sağlamıştı. Mısır ise Sina’yı tekrar almışa benziyordu. Fakat Filistinliler için hiçbir şey değişmemişti ve mücadele yeni başlıyordu. Filistinliler bundan sonra dış yardımlardan medet ummamayı öğrenmişlerdi.

Kaynakça

Encyclopaedia Britannica, 2003 , “ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI” maddesi.

Kumaraswamy, P. R. (2000). Revisiting the Yom Kippur War. Psychology Press.

Deveci, M. (2018, Ekim 10). Arap ülkeleriyle İsrail’in son savaşı: Yom Kippur. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/arap-ulkeleriyle-israilin-son-savasi-yom-kippur/1274291 adresinden alındı

Gawrych, George (2000). The Albatross of Decisive Victory: War and Policy Between Egypt and Israel in the 1967 and 1973 Arab-Israeli Wars. Greenwood Publishing Group. ISBN 0-313-31302-4.

The Sunday Times Savaş Muhabirleri(1985). Yom Kippur 1973 Arap İsrail Savaşı – 2.Cilt. Kastaş Yayınları

Mustafa Emre ÇAKIR

Karatay Üniversitesinde Hukuk Fakültesi lisans öğrencisiyim. Aynı zamanda tarihe, teknolojiye ve video oyunlarına hayran bir yazarım.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.